Turizm sektöründe uzun süredir sahadayım.
Farklı pazarlarda, farklı ölçeklerde, farklı beklentileri olan otellerle çalıştım. Ve son birkaç yıldır şunu çok net görüyorum:
Rekabet yer değiştirdi. Ama biz hâlâ eski yerde arıyoruz.
Otellerle yaptığım toplantıların büyük bir kısmında aynı cümleyle karşılaşıyorum: “Pazarlama yapıyoruz ama satış gelmiyor.”
Bu cümle bana göre bir şikâyet değil.
Bu, yanlış soruya verilen doğru bir cevap.
Sorun Pazarlama Değil, Görünürlük
Bugün pazarlama yapan otel sayısı hiç olmadığı kadar fazla. Web siteleri var, sosyal medyaları aktif, reklam bütçeleri ayrılıyor. Ama asıl soru şu: Misafir satın alma kararına en yakın olduğu anda sizi gerçekten görebiliyor mu?
Ben sahada şunu net görüyorum: Birçok otel kendini “görünür” zannediyor ama bulunabilir değil.
Bu ikisi aynı şey değil.
Rekabet artık kataloglarda, sunumlarda, hatta sosyal medyada bile yaşanmıyor.
Rekabet; haritalarda, arama anlarında, karşılaştırma ekranlarında kazanılıyor ya da kaybediliyor.
Deneyimle Büyüdük, Ama Artık Yetmiyor
Turizm sezgiyle büyüyen bir sektör.
Bu bizim gücümüz.
Ama dijital dünyada sezgi tek başına yeterli değil.
Artık şunları bilmek zorundayız:
-
Hangi pazarda neden görünmez olduğumuzu
-
Talebi hangi noktada kaybettiğimizi
-
Harcadığımız bütçenin satışa nerede koptuğunu
Bu soruların cevabı “hissediyorum” ile bulunmuyor.
Bu sorular ölçülerek cevaplanıyor.
Yapay Zekâyı Neden Önemsiyorum?
Yapay zekâ benim için bir trend değil.
Bir süredir sahada çok net bir karşılığı var.
Ben AI’ı şöyle konumluyorum:
- Daha fazla reklam yapmak için değil,
daha az yanlış karar almak için.
Doğru kullanıldığında yapay zekâ;
-
Nerede görünmez olduğunuzu açıkça gösteriyor
-
Nerede bütçe boşa akıyor, nerede değer üretiyor ayırıyor
-
Pazarlamayı sezgiden çıkarıp veriye yaklaştırıyor
En önemlisi de şu:
Karar alma sürecini duygudan arındırıyor.
Asıl Tehlike: Alışkanlıklar
Bugün en riskli cümle şu:
“Biz zaten bunları yapıyoruz.”
Çünkü çoğu zaman yapılan şeyler var ama
neden sonuç üretmediği bilinmiyor.
Erken adapte olan otellerin ortak bir özelliği var:
Soruları değiştiriyorlar.
“Ne yapalım?” yerine
“Nerede kaybediyoruz?” diye soruyorlar.
Bu küçük gibi görünen fark, büyük sonuçlar üretiyor.
Bu Yazıyı Neden Yazıyorum?
Bu bir ürün anlatısı değil.
Bu bir satış yazısı hiç değil.
Bu yazıyı yazmamın sebebi şu: Turizm sektörünün bu konuyu artık daha açık, daha net ve daha cesur konuşması gerekiyor.
Yüz yüze, online, yazılı… Nasıl olursa olsun, bu mesele konuşulmalı.
Çünkü bu konu bugünün değil, önümüzdeki yılların rekabet zemini.
Son Cümlemi Net Koymak İsterim
İyi oteller her zaman olacak. Ama kazananlar, dijital dünyada doğru anda bulunabilen oteller olacak.
Gelecek;
en çok konuşanın değil,
en doğru yerde görünenin olacak.